GELENEKLER

6 - HAÇIN DA ERMENİLERİN TÜRKLERİ KATLİYAMI

6 - HAÇIN DA ERMENİLERİN TÜRKLERİ KATLİYAMI

    Bu gün Ermeni soy kırımı diye dünyayı ayağa kaldıran Ermeniler Fransızların Adana yöresini işgal ettiklerini ganimet bilen, sonradan gelip Adana bölgesine yerleşmiş olan, yıllarca Türklerle ekmeğini paylaşan Ermeniler birden değiştiler her biri canavar kesilerek, Fransızlardan aldıkları modern silahlarla Haçın kazası ve çevresini şimdiki adı “Saimbeyli” Türk kanı ile boyadılar. O kadar zalim idiler ki kundaktaki çocukları canlı canlı kaynar kazanlarda pişirip, etini analarına “kuzu eti ye” diye zorla yedirdiler. Milli sporları imiş gibi küçük çocukları havaya atıp altına süngü tuttular. Canlı, canlı insanların derisini yüzdüler. Genç ihtiyar demeyip, kadınların ırzına geçtiler. Türkler komşuları olan Ermenilerden böyle bir hareket beklemedikleri için hazırlıksız yakalandılar. Olay kısa zamanda çevre vilayetlerde duyuldu. Bu vahşeti önlemek için vicdanı olan genç ihtiyar binlerce milis kuvvetleri, daha önce Mustafa Kemal Paşanın gönüllü olarak kendi istekleri ile görevlendirdiği General Osman Tufan Paşa, Yüzbaşı Doğan Bey ve Yüzbaşı Saim Bey kumandasına girdiler. Bu milis kuvvetlerine Pınarbaşı yöresinden 80 atlı katıldı. Herhalde bu zalimlere çiçek vermediler. Yıl: 1918.

   Bu olaylara şahit olan adını bilmediğim bir hanım 34 kıta ağıt yakmış bunun on bir kıtasını yazıyorum.

   Ermeni katliamında söylenmiş çok ağıt var. Seferberlikte olduğu gibi...

   Tarihi bilgi: Abidin Dino 6 ciltlik Kutsal isyan esrinden.

   Ağıtlar: Emir Kalkan Avşar ağıtları eserinden alındı.

 

Uyu Hacı beyim uyu

Haçın oldu kanlı kuyu

Hücum ettik alamadık

Soyka kalsın Sultansuyu (1)

 

Çuha İşlik çuha yelek (2)

Bize bunu yu diyorlar

Ocak başlarından yırak (3)

Bebek pişti ye diyorlar

 

Gapı, gapı geziyorlar

İfadeler yazıyorlar

Düşman başına vermesin

Oğlak gibi yüzüyorlar

 

Haçın da kanlı pazarı

Var mı kitapta yazarı

Ben Haçın’a gidicim

Nerede şehitler mezarı

 

İleri gel dezzem kızı

Elimin bir tek deyneği

Sabileri kaynatmışlar

Ete yapışmış köyneği

 

Osman’ımı göğe attılar

Altına süngü tuttular

Öldüğümüze yanmıyorum

Ah ettiğimize baktılar

 

Başucumda geziyorlar

İfademi yazıyorlar

Ayan olsun Tufan Bey'e

Sağ adamı yüzüyorlar

 

Başkâtibi getirdiler

Değneğinen döve, döve

Genco kürdü yüzüyorlar

Özne (4) gibi öve, öve

 

On kat esvap püsküllü

Bize bunu yu diyorlar

Ocak başlarından yırak

Bebek pişti ye diyorlar

 

Sekiz gâvur bir gelince

Osman’ımı şaşırttılar

Baban çete başı diye

Hacı Ahmet’i pişirdiler

 

Kele Dudu, kele Dudu

Kanlı köynek yu diyorlar

Bebekleri kaynatmışlar.

Guzu eti ye diyorlar.    


1 - Sultan suyu: Bölgede bir yer ve köy adı.
2 - İşlik: Yakasız gömlek.
3 - Ocak: Aile –Yırak: Uzak
4 - Özne: Damat. Avşar da gelin ve damat övme türküleri var. Gencoyu yüzerlerken Ermenilerin türkü söylediklerini demek istiyor.
 
***
MELEK HANIM AĞIDI
 
   Çukurova’da yaşanan Fransız işgali esnasında Haçin kasabasında yaşanan olayların acı gerçeği Melek Hanım ağıdında yansır.
 
   -Melek Hanım, “analarının kucaklarından alınan bebeklerin pişirilmesi ve tekrar analara yedirilmesi olayındaki vahşeti anlatır ağıdında.
 
   -Haçin savaşlarında annelerinin kucaklarından alınarak pişirilen ve tepsi içinde tekrar annelerine “kuzu eti” olarak yedirilmek istenen bebeklerin ağıdını söyleyen Melek Hanım, savaşın son günlerinde  öldürüldü.
 
   -Melek hanım ağıdını Mehmet Baykal’ın kızı Nazmiye Kaytancı’da anlattı.
 
   -Melek hanım ağıdı, kurtuluş savaşımız esnasında Fransız işgali esnasında Türklere yapılan katliamları anlatması bakımından çok önemlidir.
 
   Melek Hatun, Haçin savaşlarının son zamanlarında öldürülmüştü. Ancak onun gözyaşları içinde yazdığı ağıt metni savaş sonrası bir bohça içinde bulunmuş ve işitenleri gözyaşlarına boğmuştu.  İnsanlık tarihine bir vahşet ve kara leke olarak geçen Melek Hatun ağıtının 20 dörtlüğü aşağıdadır.
 
1 - Muşambaya yatırmışlar
Etrafında geziyorlar
Sen çete topladın deyi
Çalgı ile yüzüyorlar!
 
2 - Ala kanlı sürüyerek
Taşköprüyü aşırmışlar
Yoldan sapıp kaçtın diye
Kurşun ile bişirmişler
 
3 - Kadanı alayım kaynım
Son görgü de bumuyudu
Çifte kurşun sıkılınca
Düşek yerin sumuyudu
 
4 - Başkâtibi öldürmüşler
Değnek ile döve döve
Kürt Genco'yu yüzüyorlar
Özne gibi öve öve
 
5 - Örflüyüdün Genco Çavuş
Gâvurlara eyle zavır
Osman’ımı öldürüyor
Çamsaroğlu Koca Gâvur
 
6 - Sekiz Gâvur bir gelince
Osman’ımı şaşırdılar
Baban çete başı diye
Hacı Ahmet’i pişirdiler
 
7 - Hacı oldu KANLI KUYU
Uyu Osman oğlum uyu
Hücum etti alamadı
Yıkılasın Sultan suyu
 
8 - Aman bu ne acı işler
Babasını öldürmüşler
Atfiye'me selam söylen
Gökyüzünde uçan kuşlar
 
9 - Şefika’mı öldürmüşler
Mektebin önünde yatar
Babam oğlu Koç Bilal’im
Bunu duysa neler yapar
 
10 - Amir memur demediler
Hep bir ipe bağladılar
Bekiroğlu Dede Ağa'yı
Demirlerle dağladılar
 
11 - Zabıt Kâtibi Mehmet’i
Topuz ile dövüyorlar
Enfiyeci Hüseyin'i
Teller ile boğuyorlar
 
12 - Meydan kazanı kuruldu
Bebekleri kaynattılar
Gün görmedik hanımları
Süngü ile oynattılar
 
13 - Kapı kapı geziyorlar
İfadeyi yazıyorlar
Düşman başına vermesin
Oğlak gibi yüzüyorlar
 
14 - Kele Dudu kele Dudu
"Kanlı gömlek yu" diyorlar
Bebekleri kaynatmışlar
"Kuzu eti ye" diyorlar
 
15 - Yaşa babam oğlu yaşa
Bu da gelirmiş başa
Kaytancı Hüseyin Efendi
Sarığını sardırmış taşa
 
16 - Kara Osman’ım ağ Mesut’um
Bunları ben elimle verdim
Bu ne hikmet ey Allah’ım!
Gâvura el ‘aman dedim
 
17 - Bir taş attı kapımıza
Sebep oldu hepimize
Babam oğlu Beğ Bilal’im
Dolan gel boş yapımıza
 
18 - Çam oluktan top atıldı
Cebeci başını yitirdi
Eyice at topçu başı
ARAM çok ocak batırdı
 
19 - Hançer bıçak alıyorlar
Gayri beni kesiciler
Ayan olsun Doğan Bey'e
Urumluyu basıcılar
 
20 - Bohçalarda altın saat
Ben bunları neyleyim
Elaman ey ARAM ÇAVUŞ
İki destan daha söyleyeyim
 
     Aradan yıllar geçti. 18 Ekim  2008  tarihinde yeniden bir zamanların tarihi Haçin şehrine (şimdiki Saimbeyli ilçesi) konferans vermek üzere geldim. Aynı gün şehir merkezinde yaşayan Mehmet Baykal’ın kızı Nazmiye Kaytancı teyzeyi ziyaret ettim. Nazmiye Hanım 1925 doğumlu idi. Babasından duyduğu bilgiler ve Haçin savaşı hakkında anlatılanları bir araya getirerek melek Hatun Ağıtı hakkında açıklamalar yaptı.
 
    “Melek Hatun, akrabamız olurdu. Yaşadıklarını ağlayarak yazarken Hükümet Binasında hemşirelik yapan Ermeni Mınıs’ın kızı ağıt sözlerini kâğıda yazmış. Savaş sonrası Türklerin eline geçen ve herkesi gözyaşlarına boğan Melek Hatun ağıdını söyleyen  Melek Hatun ve ağıdı yazan da Ermeni bir hemşire” dedi.
 
    Haçin’de esir Türk kadınlarına bebeklerini pişirerek yedirme olayı sadece Ermenilerin ebedi düşman olarak gördükleri Türklere karşı yaptıkları bir vahşet olarak görülemez.  Elde ettiğim bilgilere göre “vahşi olayları yaşayan Türk esirler”… Ağıdı söyleyen Melek Hatun… Ancak Ağıt sözlerini de kaleme alan da Ermeni Mınıs’ın kızı… Sonuçta Melek Hatun ağıdında açıklanan olaylar “Bir insanlık suçudur”. Hiçbir din ve inancın kabul etmeyeceği türden bir vahşet.  Ermeni Kaymakam Çallıyan Karabet’in kaleme aldığı ve kâğıtlara yazdığı Haçin’de tutsak Türklere karşı vahşi katliam yapanları “Bu canavarları yaptıklarından dolayı adaletin elinde boğulmuş olarak görmek istiyorum” sözleri de  zulme tepki gösteren, isyan eden ve düşüncelerini kâğıda yazarak insanlık vicdanında ebediyen sorgulanmasını isteyen bir insanın onurlu davranışı olarak da görülebilir. 
 
CEZMİ YURTSEVER-SAİMBEYLİ TARİHİ
KİTAPLAR
ŞAİRLER