GELENEKLER

10 - KOZANOĞLU

KOZANOĞLU

   Terör saldırılarına maruz kalan kahraman Silahlı Kuvvetler mensupları ile vatandaşlarımızın ıstırabını yüreğimizde hissettik. Hissetmeye de devam edeceğiz.
Ancak biran önce normalleşmemiz de gerekiyor. Nitekim bir yerde okumuştum, Sırp keskin nişancılarının en çok moralini bozan husus, sokaklarda bunların olduğunu bildiği halde Boşnak hanımlarının giyip kuşanıp, gerektiğinde makyajlarını yaparak sokağa çıkmalarıymış. Adeta terörü yok sayıyorlarmış.

   Biz de öyle yapalım. Alçaklara hainlere inat Kültürümüze, Milli Kimliğimize sahip çıkalım.

   Dostlarım bilir uzun zamandır Folklor araştırmaları ile uğraşırım. Nitekim derlediğim bazı Türkmen Ağıtları ile ilgili makaleler de yazmıştım. Ağıtların dışında yörede söylenen hatıraları da zaman zaman not etmişliğim vardır. Bu kapsamda, Kozanoğlu ile ilgili hatıralarımı paylaşmaya karar verdim.

   Malum Kozanoğlu 19. yüzyıl Çukurova'sının en önemli figürüdür. Türk Tarihinin en büyük hukukçularından Ahmet Cevdet Paşa’nın siyasî komutanlığını, bir dönem Türk siyasetinde önemli roller oynayan Kemal Derviş'in dedesi olan Derviş Paşa'nın askeri komutanlığını yaptığı "Fırka-i İslahiye" ordusu tarafından tedibe çalışılan Avşarlarla birlikte hareket eden dönemin en önemli ayanlarındandır Kozanoğlu...

   Derler ki, adam olacak çocuk yürüyüşünden belli olur. Nitekim Kozanoğlu'nun büyük adam olacağı çocukluğundan belli idi:

   Çocuklar oyun oynarlarken bir kaç grup olduklarında, kimin hangi tarafta olduğunu anlamak için "Ben kimdenim? Ben kimdenim?" diye seslerken; Kozanoğlu hangi gruptan olduğunu anlamak için "Kim benden? Kim benden?" diye seslenirmiş.

   Bir de üstüne elzem olmayan işlere burnunu sokanlarla ilgili güzel bir hadise anlatılır.

   Bir gün Kozanoğlu Yusuf Ağa fena halde hastadır ve yorgan döşek yatmaktadır. Dönemin benim diyen Avşar Ağaları-beyleri, Yusuf Ağa’yı ziyarete giderler. Laf lafı açar.

   Yusuf Ağa: “Ağalar Binboğa Dağlarını, yaylarını çok görestim. Ciğerim yanıyor. O yaylaların soğuk suyundan olsa da şöyle kana kana içsek.” der.

   O sırada Kozanoğlu meclisinde bulunan genç ve toy bir delikanlı aslında söz sırası pek de kendine gelmediği halde söze karışarak: “Yahu Binboğa Yaylalarına ne gerek, şu yukarıda Çepeloğlu Pınarı var, suyu bir soğuk bir soğuk değme gitsin.”

   Bu sözü duyan cümle Avşar Ağaları kafalarını bu delikanlıya çevirir. Bir tanesi hemen: “Kalk batasıca ne duruyon, adam ciğerim yanıyor diyor git de suyu getir.
   

Delikanlı kalkar tabi yola da çıkar. Pınar da biraz uzakça. Yolda tanıdığı birine rastlar. Adam nereye gittiğini sorduğunda: “Valla Kozanoğlu'nun meclisinde (Affınıza sığınarak) bir b..k yedim, Çepeloğlu Pınarında ağzımı yıkamaya gidiyorum.” der.
KİTAPLAR
ŞAİRLER