GELENEKLER

5 - Bayrağın Tepesindeki Tozak ve Elma


BAYRAĞIN TEPESİNDEKİ TOZAK VE ELMA
 
   Düğün başladığında bayrağın tepesine bir elma ile bir de tozak takılır. Tozak mümkünse tavus kuşu teleği veya ona benzer renkli telekler birleştirilerek yapılır. Şayet bulunmaz ise, tavuk ve güvercin teleklerinden boyanarak hazırlanır. Bir demet yapılır. Bayrağın bezeğinden geçen ağaç dalının (değneğin) en sivri ucuna bağlanır. En uç kısmına da bir güzel kırmızı elma saplanır. Şiddetli kış mevsiminde şayet elma bulunmaz ise onun yerine bir kırmızı soğan takılır. Ama aslolan elmadır.
 
   Bu elmaya, gelin kapıya yaklaşır iken, iyi atıcılar tarafından tabanca ile ateş edilir ve elma düşürülür. Bunu kim düşürür ise mükâfatını gelinden alır. Şayet silah ile düşürme olmaz ise taş atarak da düşürülebilir. Bu gelin inmeden ve bayrak indirilmeden gerçekleşir. Bazen kış çok şiddetli, düğün de haftalık düğünlerden olur ise elma soğukta haşlanıp burulduğu için kendiliğinden düşer. Buna da mevsimin düşürmesi derler.
 
   Bayrak dikilmeden önce oğlan evinin büyükleri, imam ve davul zurna ekibini de yanlarına alarak, düğünden önce “yas alınacak” komşu varsa önce onlara giderler. Bu yas alınacak komşular, yakın geçmişte evinden cenaze çıkmış olanlardır. İmam bir dua okur. En yaşlılardan birisi de hane sahibinden düğün çalacaklarına dair bilgi verip izin ister. Usulen de davul zurna, yas almak için ağırdan bir “Cezayir Havası” vurur ve teşekkür edip ayrılırlar. Bu merasim, köyde ve komşuda kaç tane böyle yaslı aile varsa hepsine aynen uygulanır.
 
   Düğün evine gelinir. Bayrak dikilmek üzere hazırlanmıştır. Bayrak dua ile dikilir. Dua ile birlikte bayrağın dibine bir de kan akıtılır. Bunun için de bir koç veya koyun hazır bulundurulur.
 
   Kurban kesilip bayrak dikildikten sonra düğün resmen başlamış olur. Genellikle bayrak kaldırma işi perşembe günü başlar, pazar günü biter yahut pazar günü başlar perşembe günü biter. Bundan sonra davul ve zurna dinlenmelerin dışında sürekli seslendirilir. Uzaktan ve yakından gelen seğmen karşılanır. Davul ve zurna, gelen seğmen grubuna kahvelerini içinceye kadar “hoş geldiniz” havası çalarak eşlik eder. Grubun yaşlısı veya aralarındaki hatırlı birisi davulcunun bahşişini uzattıktan sonra davulcu iki tane daha gümbürdetip, temennâ ile ayrılır. Bu karşılama merasimi uzaktan ve yakından her kim gelirse gelsin hepsi için aynen uygulanır. Herkesin gözü yolda olur. Âdeta komşular nöbet tutarlar, işi sadece düğün evine bırakmazlar. Gelen misafirler düğün bitip kendi köylerine gidinceye kadar komşuların durumuna göre sessizce evlere taksim edilirler. Herkes misafirine önceden “Bizdesiniz.” Diye haber verir.
 
İsmail BOZKURT – Anadolu Türk Aşiretleri – Avşar ve Diğer Türkmen Aşiretlerinin Yaşayışı ve Kültürleri- Sayfa 31,32
KİTAPLAR
ŞAİRLER