GELENEKLER

7 - Okuntuya Karşılık Getirilen “Yol”lar (Hediyeler)


OKUNTUYA KARŞILIK GETİRİLEN “YOL”LAR (HEDİYELER)

 
   Okuntu köyde, mahallede ve komşu köylerde dağıtıldıktan sonra okuntuyu alan herkes, kendi durumuna ve düğün sahibine yakınlık derecesine göre düğün evine gitmek üzere hazırlık yapar. Akrabalar kendi aralarında ayrı ayrı hazırlanırlar. Her akraba kendine uygun olarak koyun, keçi, toklu, tosun gibi hediyeler ile gelir. Diğer komşular ise katılım sayısına göre ya kendi aralarında para toplayıp düğün sahibine verirler yahut da birkaç koyun alıp ortaklaşa hediye ederler. İmkânları uygun olmamasına rağmen ben de düğüne hediye ile katılacağım diyen birisinin, ufak tefek bir oğlak yakıştırıp düğüne katılması ise çok takdir edilen ve makbul olan bir durumdur.
 
   Böylece, “Bahşiş atın dişine bakılmaz” diye ifade edilen atasözümüz geçerliliğini devam ettirir iken, “okuntu oğlağı” deyimi de aşiretin kültüründe yerini bulmuş olur. Bir şey tarif edilirken: “Aman canım okuntu oğlağı gibi bir şey” derler. Özellikle, insanların ele avuca sığmaz ufak tefek olanını da “okuntu oğlağı” diye çağırırlar.
 
   Kız evinin gönderdiği okuntulara karşılık verilen hediyeler ise daha farklıdır. Yine, katılanlar yakınlık derecelerine göre hediyeler getirirler. Bunlar kilim, çuval, seccade, heybe, çanta, terki bağı, çorap, minder, yorgan, yastık, kazan, tencere, tava, güğüm, sağan tası, kâhren gibi malzemelerden oluşur. Bunların bir kısmı gelin kızın kullanacağı eşyalar arasına, bir kısmı da çehizine katılarak seğmene tekrar dağıtılan yollar arasına dâhil edilir.
 
İsmail BOZKURT – Anadolu Türk Aşiretleri – Avşar ve Diğer Türkmen Aşiretlerinin Yaşayışı ve Kültürleri- Sayfa 33
KİTAPLAR
ŞAİRLER