GELENEKLER

21 - Gelinin Baba Evini Ziyareti


GELİNİN BABA EVİNİ ZİYARETİ
 
   Bir gelinin baba evinden çıktıktan sonra en az bir yıl geçmeden veya çocuk kucağına gelmeden tekrar baba evine dönmesi mümkün değildir. Allah korusun, olağanüstü bir durum olmadığı müddetçe bu böyle olur. Hele bu gelin bir de el aşırı gelmiş ise, bu daha da imkânsızlaşır. Bu kuralın bozulabilmesi için çok yakın birinin kaybı veya bir daha tekrarı mümkün olmayan bir merasim ve benzeri olayların vuku bulması gerekir. El aşırı giden gelin normal hallerde kucağına çocuğunu, terkisine hediye dolu heybesini, yanına da eşini alarak baba evini görmeye (ziyarete) gider. Bu gidişte gelinin heybesinde yemiş, yiyecek, yağlık, yapık, kutnu, kumaş, vb. hediyeler bulunur. Herkesin hediyesi de yakınlık derecesine göre hazırlanır.
 
   Gelinin baba evine vardığının ertesi günü getirdiği hediyeler, akraba ve yakın komşulara ayrı ayrı dağıtılır. Aradan bir hafta geçtikten sonra akrabalar gelini yanındakilerle birlikte davet ederler. Bu davetler, gelinin döneceği güne kadar devam eder. Bu, baba evini görmeye gitme işi, yirmi gün de sürer, bir ay da sürer; kırk gün sürenler de olmuştur. Buradaki uygulama karşılıklı anlayışa bağlıdır. Ana kural şudur: Yıllar sonra gelen, aylar sonra döner. “Gelişine gidişim, tarana aşına bulgur aşım” kabilindendir.
 
   Günü gelip dönüş başladığı zaman baba evi, gelinin ve çocuğunun üstünü başını tepeden tırnağa yeniden donatır. Akrabalar da dâhil olmak üzere ayrı ayrı hediyeler hazırlanır. Kız babası durumuna göre, damızlık mal olarak bir buzağılı inek veya kuzulu on koyun verir; kızı gelin çıkarken veremediği kilim, keçe vs.yi de ilave eder. Böylece ilk baba evi ziyareti de gerçekleşmiş olur. Bundan sonraki ziyaretler herhangi bir kurala bu denli bağlı değildir.
 
İsmail BOZKURT – Anadolu Türk Aşiretleri – Avşar ve Diğer Türkmen Aşiretlerinin Yaşayışı ve Kültürleri- Sayfa 43,44
KİTAPLAR
ŞAİRLER