GELENEKLER

22 - Hısımlıktan Akrabalığa Geçiş


HISIMLIKTAN AKRABALIĞA GEÇİŞ
 
   Kız alıp kız vermek suretiyle hısım olursunuz. Hısım olmadan akraba olmak mümkün değildir. Akrabalık ancak kan bağı sonucu elde edilir. Evlilikten sonra doğanlar bu akrabalığı gerçekleştirirler. Onun içinde “Et uladık kan kattık.” derler. Karşılıklı kan katmak suretiyle akrabalık bağı kurulmaya başlar. Çocuğun şekillenmesinde süt ile sümük (sümük: Kemik. Aslı “sünük”tür. Günümüzde “sınıkçı” olarak kullanılan kelimenin kökü “sınık”da “sünük”ten gelmektedir.) âdeta yarışır. Bu yarışta sütün daha ağır bastığına inanırlar. Onun için de “Süt sümüğü geçmiş.” derler. Delikanlı seyredilir, bakılır, değerlendirilir. Sonunda da “er dayıya” derler. Ananın geninin baskınlığını, büyüklerimizin sadece tecrübe yolu ile tespit ettiğini görmek mümkün olmaktadır.
 
   Kan bağının gerçekleşmesi suretiyle de ileriye doğru akrabalık gerçekleşmiş olmaktadır. Soyun bozulmaması için ananın öneminin büyük olduğuna inanırlar. Her şeyi ile anayı önemserler. Babayiğitliği tarif ederken, fizikî yapıyı doğrudan ifade ederler. Derler ki; “Halçalı avrat al ki, pençeli oğlan doğursun.” Pençeli ki, bileği güçlü, eli ayağı güçlü kuvvetli olan kimsedir. Pençe, bilekten itibaren elin yakalayan, kavrayan yeridir. “Pençesi aslan pençesi gibi” derken de bunu kastetmiş olurlar.
 
İsmail BOZKURT – Anadolu Türk Aşiretleri – Avşar ve Diğer Türkmen Aşiretlerinin Yaşayışı ve Kültürleri- Sayfa 44,45
KİTAPLAR
ŞAİRLER