GELENEKLER

I.BÖLÜM - ÖNSÖZ

I.BÖLÜM
ÖNSÖZ
 
 
   Anadolu’nun Türkleşmesinde Oğuzların önemli bir yeri vardır. Bu topluluk Oğuz törelerine göre hareket ediyorlar ve yarı göçebe olarak yaşıyorlardı. Yaşamları gereği sürekli hareket halinde idiler. Sonraki yıllarda ise ya devlet kuruyorlar ya da kurulmuş olan Türk devletlerinin asker kaynağı olarak ortaya çıkıyorlardı. Oğuzlar (Türkmenler)  bu karakterlerini koruyarak yeni yaylak ve kışlak aramak için. Anadolu’ya IV. yüzyıldan başlayarak değişik zaman aralıklarında XI. yüzyıla kadar sürecek akınlarla girmişlerdir.
           
   Anadolu’nun fethi Oğuzların yaşamlarının ve Türk tarihinin en önemli olaylarıdır. Bu fetih ile Batı Türklüğü yeni ve ebedi bir vatana kavuşmuştur. Bu topraklar üzerinde Anadolu Selçukluları, Osmanlı Devleti Ve Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuşlardır. Anadolu’da fetihler Büyük Selçuklu dönemindeki Oğuz-Türkmen akınları ile birlikte Anadolu’nun Türkleşmesi ile neticelenecek fetihler başlamıştır. Bu fetihler sırasında Oğuzların önemli bir kısmı olan Afşarlar da Anadolu’ya gelmiş ve fetihlere katılmışlardır. Selçuklu Devleti’nin zayıflaması ile beylikler kurmuşlardır. Anadolu birliğini sağlayarak Anadolu Türklüğünü devam ettirmeye çalışmışlardır.  Özellikle Karaman oğulları Moğol işgaline karşı çıkmışlardır. Ayrıca Türk kültürüne en büyük hizmeti yapmışlardır. Ancak Türkmenlerin ve Avşarların bu çalışmaları Osmanlı devrinde kesintiye uğramıştır. Özellikle XVI. yüzyıldan sonraki yıllarda Osmanlıların Türk kültüründen uzaklaşması Türkmenleri ve Avşarları devlet ile aralarının açılmasına neden olmuştur. Aynı yüzyılda İran’da Safevilerin güçlenmesi, bu gücün Türkmen desteğine dayanması nedeniyle Anadolu’dan İran’a Türkmen ve Avşar göçü başlamıştır.  Anadolu’da kalan Türkmen ve Avşarlar ise yıllarca sürecek sürgün adı verilen iskânlara maruz kalmışlardır.  Bu iskân hareketleri ve devletin girdiği savaşlarda Türkmenler ve Avşarlar çok acı çekmişlerdir. Ancak çoğu devşirme olan Osmanlı idarecilerine dertlerini anlatamamışlardır. Avşarlar bu çekilen acıları ağıtlarına işlemişler, hatta Karacaoğlan ve Dadaloğlu şiirlerinde bu olayları gelecek kuşaklara nakletmişlerdir. 
           
   XVIII. yüzyıla gelindiğinde Anadolu’da iskân hareketleri tamamlanmıştır. Avşarların iskânı ise Fırka-ı İslahiye ile 1865 yılında tamamlanmıştır. Bu arada patlak veren Yemen, Osmanlı Rus, Birinci Dünyası savaşı nedeniyle Avşar gençleri de bu savaşlarda şehit olmuşlardır.  Daha önce Uzun yaylaya yerleşen Avşarların yerine devletin Kafkaslardan gelen Çerkezleri Avşarların yurtlarına yerleştirmesi yeni acıların ve sürgünlerin yaşanmasına neden olmuştur.    Bütün bu acılar yaşanırken Avşarlar son kalıntılarını da Kurtuluş savaşına gönderip, boy teşkilatının vermiş olduğu değerlerin ortadan kalkması üzerine Avşarlar büyük bir fakirliğin içine düşmüşlerdir.
           
   Avşarların ve mensup olduğu Türkmenlerin yaşamış oldukları bütün bu mücadeleler Anadolu Türklüğünün kurulmasının anlaşılması açısından önemlidir. Özellikle Anadolu’nun Türkleşmesinde Avşarların çok büyük katkıları bu mücadelelerde önemli bir yer tutmaktadır. Bu mücadelelerde Avşarlar Türk toplumunun lokomotifi gibi olmuşlardır.
           
   Oğuz boylarının torunları bu kitabı okuduklarında kavram kargaşası ortadan kalkacaktır. Tarihi büyük kahramanlıklar ile dolu olan Oğuzların torunları bir nebze olsun bu kitap da kendilerini bulacaklardır. Özellikle büyük önder Atatürk’ün tarihimizi neden bu kadar önemsediğini daha kolay anlayacaktır. Ayrıca Türkiye tarihi yazılırken yerel tarihlerin önemi gittikçe artmaktadır. Atatürk’ün göstermiş olduğu çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmak için çalışan gençlik tarihini de öğrenmesi halinde kendinde ayrı bir güç bulacaktır. Çağdaş uygarlık seviyesine ulaşma yolunda Oğuz Han’ın torunları ekonomik gelişmeyi gerçekleştirdikçe sefaleti kalkacak asalet tekrar yerini bulacak, Türkler tarihte olduğu gibi Dünya tarihine yine yön vermeye başlayacaktır.
KİTAPLAR
ŞAİRLER