GELENEKLER

4 - Tığ Savurmak

Tığ Savurmak:
 
   Tarımın insan gücü ile yapıldığı dönemlerde halkın her şeyi güç kullanarak yaptığı bir gerçektir. Malağma dediğimiz yumuşatılmış kısım, samanı tanesinden ayrılacak olan kısımdır. Bu kısım harmanın orta noktasında toplanır. Etrafına aynı cinsten yeni saplar saçılır. Sürülür, yumuşatılır, tekrar onun üstüne yığılır. Yahut harmanın bir köşesine piramit şeklinde yığılır. Buna tığ denir. Bu buğdayla karışık olan saman yani malağma rüzgârın estiği taraftan başlayarak yabalarla karşılıklı savrulur.
 
   Yabayı tutmak, taneyi yele vermeden tığın üzerine doğru atmak ve bunu usanmadan defalarca tekrarlayarak samanı ön tarafa, buğdayı da mümkün olduğunca arka tarafa doğru biriktirmek bir marifettir. Bu işi bilmeden, yabayla malağmayı havaya doğru ne kadar atarsan at, her atışta hem samanı kaybedersin hem de taneyi. Öyle bir atış yapacaksın ki; saman gidecek, tane kalacak; sapla saman birbirinden ayrılacak. Bir tarafta kıpkırmızı çeş (8) yani buğday taneleri, bir tarafta da bulut gibi saman ayrılıp kalacak. Bundan sonra da samandan ayrılan buğdayı eleme işleri başlar. Bunun adına da çeş eleme derler. Çeş elemek için çıkan buğdayın azlık veya çokluğu hesap edilerek çeş bazen karşılıklı iki kişi, bazen de tek kişi tarafından elenebilir. Elemek için gözer veya çilingir kullanılır. Eğer arpa eleyecek iseniz gözer kullanırsınız, buğday eleyecek iseniz çilingir kullanırsınız. Gözerin eleme delikleri daha büyük olduğundan arpa ancak ondan geçebilir. Çilingirinki ise biraz daha dar olduğundan biraz da fazlaca ayıklayıcı olduğu düşünüldüğünden buğday çilingirle elenir. Bu işlem sadece harmanda yapılan eleme işidir; un, bulgur vs. oluncaya kadar daha defalarca elenir de yıkanır da.
 
İsmail BOZKURT – Anadolu Türk Aşiretleri – Avşar ve Diğer Türkmen Aşiretlerinin Yaşayışı ve Kültürleri- Sayfa 58,59
KİTAPLAR
ŞAİRLER