GELENEKLER

16 - SUÇLUYU KAZIYINIZ ALTINDAN İNSAN ÇIKAR


SUÇLUYU KAZIYINIZ ALTINDAN İNSAN ÇIKAR

"Suçluyu kazıyınız altından insan çıkar”
Prof. Dr. Faruk Erem
 
   Bizlerin meslek hatıralarında da çok ilginç olaylar vardır. Dışarıdan bakıldığında, yargı mensupları soğuk tabiatlı olarak algılanırlar. Adeta mahkeme duvarı gibi olduğumuz düşünülür. Yahut öyle zannedilir, oysaki bizler de bu toplumun içinden yetişen insanlarız, bizleri de toplumun içindeki olaylar ziyadesiyle etkiler. Bizler çoğunlukla yaptığımız işin gereği olarak biraz mesafeli davranırız.
 
   Sadede gelelim, bizlerin uğraştığı işler toplumun çok hoşuna gitmez, işin doğrusu bizim de hoşumuza gitmez amma, bazen güzel olaylara denk geldiğimiz de oluyor. Karşılaştığım en romantik anlardan biri de staj sırasında idi.
 
   Kayseri'de hâkim adayı olarak 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Süleyman Kül Bey’in yanında yapıyoruz. Stajımız yeni, Reis Bey sert tabiatlı bir ağabeyimiz. Çoğunlukla günlerimiz kalemde geçiyor, lakin duruşmalarda Reis Bey’in hiddetinden nasibimizi almamak için adeta görünmez olmaya çabalıyoruz.
 
   Bir duruşma günü sabah yine salona geldik. İlk duruşma bir kız kaçırma, mağdur ve babası mahsus yerlerine geldi oturdu. Kızcağız 1.50 boyunda bile yok 40 kiloluk bir kuş adeta. Korkudan sinmiş, baba dersen bir alıcı kuş misali.
 
   Heyet duruşma salonuna girdi, tabiatıyla herkes ayağa kalktı. Herkes yerine oturduktan sonra, Reis Bey mübaşire seslendi!
 
-Tutukluyu getirin!
 
   Tutuklu Çocuk gençten temiz yüzlü, iki jandarmanın arasında elleri kelepçeli duruşma salonundan içeri girdi. Bu sırada ben mağdur çocuğa baktım. Birden o minik serçe bir şahine dönüştü. Çocuğun duruşma salonunda bir kaç adım atmasıyla, bizim şahin yerinden çığlık atarak fırladı. Adeta sanığı kapacak!
 
-Ahmeeeeeeeeeet seni bu halde mi görecektim.
 
   Dedi ve çocuğun boynuna sarıldı. O minik kuşu iki tane iri yarı jandarma çocuktan koparamıyor. Jandarmalar çekiştiriyor. Bizim minik serçe Ahmet'in boynuna dolanmış bırakmıyor da bırakmıyor.
 
   Bir arbededir yaşanıyor, lakin romantizm de dorukta. Çaktırmadan Reis Bey’e baktım, O koskoca Reis, hiddetinden titrediğimiz adamın gözlerinden yaşlar süzülmüş. Biraz da çaktırmamaya çalışıyor.
 
   Duruşma başladı, mağdurenin babası söz aldı:
 
-Efendim kızım zorla kaçırıldı…
 
   Reis Bey babanın cümlesini tamamlamadan gürledi:
 
-Kes sesini sana bir hafta süre veriyorum bu çocukları evlendirip geliyorsunuz. ( o tarihteki mevzuata göre evlenme halinde dava erteleniyordu. Nitekim halk arasında buna "evlenememe cezası" denirdi. Belirli bir süre boyunca haksız boşanma durumunda tekrar dava görülüyordu.)
 
   Heyet sanığı tahliye etti. Duruşmayı da bir hafta sonraya bıraktılar.
 
   Bir hafta sonra gençler duruşmaya ellerinde evlendirme cüzdanı ile güle oynaya geldiler.
 
   Güzel günlermiş vesselam...
KİTAPLAR
ŞAİRLER