GELENEKLER

5 - DEVELİOĞLU

5 - DEVELİOĞLU

 

   Aslı bir ağıt olan Develioğlu Türküsü, sonradan oyunlaştırılmıştır. Avşarların çoğunlukta olduğu Adana ve Kayseri de kına gecelerinin gelin ağlatma türküsü olarak söylenmektedir.
 
   Develioğlu Türküsünün kısa hikâyesi ise şöyledir;
 
   Avşar Beyi ile Develioğlu arkadaştır. Develioğlu’nun evlilik çağında bir oğlu, Avşar Beyinin de evlilik çağında bir kızı vardır. Bir gün Develioğlu Avşar Beyinden kızını oğluna ister. Avşar Beyinin kızı babasını kırmamak için gönlü olmadığı halde evliliğe razı olur ve Develioğlu’na gelin gider. Ama bir türlü alışamaz ve kendi obasına hasret kalır. Bunun üzerine ailesine ve akrabalarına durumunu anlatmak için bu türküyü söyler:
 
Devel’oğlunun inadı
Keklik gafese tünedi
Vermen beni Develiye
El âlem sizi gınadı
 
Develeri haydan almaz
İnsanları söz anlamaz
Yanılsam başımı yusam
Beliğimi ören olmaz
 
Baba gızın çok muyudu
Bir gız sana yük müyüdü
Gırılası emmilerim
Heç oğlunuz yok muyudu
 
Atım gedikten aşmıyor
Fistanım dar gavuşmuyor
Vermen beni Develiye
Gurbet bana yakışmıyor
 
Yeldirir kır at yeldirir
Yelesini yel kaldırır
Vermen beni Develiye
Gaynana gelin öldürü
 
Don yuduğum yastı taşlar
Eriştiğim gab’ardıçlar
İşte geldim gidiyorum
Savuşturun eşim gızlar
 
Semenim geldi duruyor
Her hal kına yakıcılar
Gayrı umudum kesildi
Her hal beni vericiler
 
Develer geldi düzüldü
Cehizimi sarıcılar
Gayrı umudum kesildi
Her hal beni vericiler
 
Atım küçük dağdan aşmaz
Fistanım dardır kavuşmaz
Vermen beni Develiye
Bize gurbetlik yakışmaz
 
Devel’oğlu geldi geçti
Kayseri'ye dükkan açtı
Vermen beni Develiye
Güzelin iyisin seçti
 
Bindirirler arap ata
Götürürler tuta tuta
Savuşturun eşim gızlar
Yed’oluktan daha öte
 
Devecinin yükü şeker
Pazardan pazara çeker
Vermen beni Develiye
Üç oğlun üçü de bekâr
 
Develer geldi düzüldü
Dizimin bağı çözüldü
Ellam beni vericiler
Anamın benzi bozuldu
 
Elimi yuduğum arklar
Belimi verdiğim dutlar
İşte goydum gidiyorum
Silip süpürdüğüm yurtlar
 
Develeri yüce yüce
Deve yüklettiler gece
Vermen beni Develiye
Emmim oğlu İshak Hoca
 
Develinin bayırına
At örkledim çayırına
Vermen beni Develiye
Babanızın hayırına
 
Çatması çatal üleşli
Üç ocağı dokuz daşlı
Vermen beni Develiye
Yedi emmim emir başlı
 
OYUNUN OYNANIŞ ŞEKLİ:
 
Türkülü Halaylarda yaygın olarak Dairesel oynansa da oyun alanına göre düz veya yay şeklinde de oynanmaktadır.  Oyuncular serçe parmaklar veya el ele tutuşarak, ya da alkış tutarak, oyunun oynanış şekline göre tek sıra veya yan yana dizilerek, belden hafif bir şekilde eğilirler. Oyuna sağ ayak ile başlanır. Oyunun temel figürleri Aşağıda verilmiştir. Koreografiye göre adım sayıları düzenlenir.
 
1 - Sağ ayak hafifçe kaldırılıp yere basarken, sol ayak hafifçe kaldırılır.
2 - Sol ayak yere basarken, sağ ayak hafifçe kaldırılır.
3 - Sağ ayak yere basarken, sol ayak hafifçe kaldırılır.
4 - Sol ayak parmak ucu yere vurulup diz yukarıya çekilir.
5 - Sol ayak yere basarken, sağ ayak hafifçe kaldırılır.
6 - Sağ ayak yere basarken, sol ayak hafifçe kaldırılır.
7 - Sol ayak yere basarken, sağ ayak hafifçe kaldırılır.
8 - Sağ ayak hafifçe sol ayağın yanına konur.

Yusak: Yıkasakmak.

Beliğ: Belik, Saç örgüsü.

Emmi: Amca, Babanın erkek kardeşi.

Fistan: Elbise, Tek parça kadın giysisi.

Yeldirmek: Aceleyle koşturmak, koşuşturmak.

Don: 1. Giysi. 2. Vücudun belden aşağısına giyilen uzun veya kısa iç giysisi, külot.

Yuduğum: Yıkadığım.

Savuşturmak: Yolcu etmek, uğurlamak.

Eşim: Dostum, arkadaşım” anlamında kullanılan bir ad.”

Semen: Köyden köye gelin almaya giden güvey yanlısı, atlı, davullu, zurnalı, silahlı ve cepken giyinmiş delikanlı alayı.

Ellam: Herhalde, galiba, zannedersem.

Örklemek: Hayvanları otlamaları için uzun bir iple çayıra bağlamak.

Çatma: 1. Duvarları ağaç gövdesinden birbirine takılarak ve çivisiz olarak yapılan yayla evi, yığma ev. 2. Yörük çadırı. 3. Direkler çatılarak araları tuğla veya kerpiçle doldurulan duvar. 4. Köşe. 5. Üç ince ağacın uçlarından bağlanarak yayık yaymak için kullanılan bir araç.6. Sehpa.


KİTAPLAR
ŞAİRLER