GELENEKLER

33 - ESKİ KİTİRETLER KİNDİR BU BİZE


ESKİ KİTİRETLER KİNDİR BU BİZE

   Avşarlar talan yapıyor, yerleşik halka zarar veriyor diye ta İstanbul'a kadar şikâyetler olur. Bunu sık sık çıkan fermanlardan anlıyoruz. İstanbul'da divan toplanır. On iki vezir katılır bu divana. Divandan karar çıkartılır: Avşarlar Halep'in Rakka kazasına sürülecek. Kır ata binen padişahın ulakçısı fermanı boy beyine verir. Aşiret arasında üzüntü başlar, dağılma başlar.

   Öte yandan bu sürgünden yararlanmak isteyen Tecirliler, Ceritler, Bozdoğanlar Avşarların mallarını sürüp kaçırırlar.

   Dadaloğlu bu olayları dile getiren bu Türkü'yü söyler…

Sana derim sana ey Türkmen kızı
On iki vezirler bir etmiş sözü
Yok kalemine de çalmışlar bizi
Eski kitiretler kindir bu bize

Padişah fermanı kır atta olur
Fermanlı olanlar vurmadan ölür
Geçer bu kara gün böyle mi kalır
Dağılman arkadaşlar ündür bu bize

Biz de neler ettik Antep eline
Nameler gönderdik Anadolu'ya
Benden selam söylen Mirze Ali'ye
Koçyiğide (kanlı) gömlek dondur bu bize
 
Şebekeye uğrattılar yolumuz
Neye varır ahvalimiz halimiz
Gidi düşman kovar gider malımız
Sinirirse şeker şerbet baldır bu bize
 
Der Dadal'ım der ki davı bu davı
Gökte gövel ördek sahanın avı
Ne kadar methetsem Avşar'ın beyi
Yalman mızraklı eldir bu bize


Kitiret: Kin.
Ferman: 1. isim Buyruk, emir. 2. tarih Osmanlı Devleti'nde padişahın verdiği, uyulması gerekli hükümleri taşıyan yazılı buyruk, yarlık.
Mirze Ali: (İmirze Ali), Cerit beyi.
Sinirmek: Sindirmek, hazmetmek.
Şebeke: Hile, al.
Ahval: Haller, durumlar.
Gidi: Ahlaksız, pezevenk.
Davı: Dava, mesele, sorun, Kavga, harp.
KİTAPLAR
MAKALELER
ŞAİRLER