GELENEKLER

5 - CİNLİYURT KÖYÜ’NDEN MULLA DURDU’NUN AĞIDI

CİNLİYURT KÖYÜ’NDEN MULLA DURDU’NUN AĞIDI

     Mulla Durdu zamanın ulama hocasıdır. Sesinin güzelliği, yakışıklılığı, camilerde verdiği vaaz dillere destandır. Ne yazık ki o dönemde eşkıyalar sık sık köyleri basar köylülerin koyunlarını ineklerini alırlar. Bunlara karşı gözü kara, yiğit Mulla Durdu kendisi de adeta eşkıya olur. Nerde bir haksızlık, nerde bir adaletsizlik olursa Mulla Dudu’ya başvururlar, sorunları çözer. Cırlavuk Köyü’nde bir düğüne davet edilir. At ile ciride çıkar, havaya atılan yumurtaları o hızla havada vurur. ”Olmaz böyle şey, tesadüf” derler. “peki, masanın üzerine yüzüğü dikin” der. Yedi kurşunu yüzükten geçirir. En son arkadaşları Bostan, Ali Çavuş,  Çalık Omar birlikte Adana’ya giderken, Şahanların yaylasında Han’ın kısığında pusuya düşürülür, atıyla birlikte öldürülürler. Bu ağıtı Bacısı Şevler Hattın ve dayısının kızı aynı zamanda yavuklusu birlikte yakarlar.

Ünlü Durd’efendim ünlü,

Guluncundan döşü enli,

Han yerinde öldürmüşler,

Gumral saçı ala ganlı.

 

Durd’efendim okuryazar

At üstünde serbest gezer.

Ell’atlıyı Bensinmez de

Dıkılsa orduyu bozar.

 

Gaman’da işlik diktirdim

İlik döktürü döktürü

Dar ikindin yolc’eyledim

Silah sıktırı sıktırı.

 

Haydin gızlar ora gidek

Yukarda yanıcı gına

Döne döne ağlamaya

Durd’efendim ister ana.

 

Omar bir keçe diktirmiş

Biri al da biri yeşil,

Vermişsin benli doruyu

Aklını başına devşir.

 

Cırlavuk’ta düğün olur.

Bağr’açık ciride çıkar.

Sana böyle ağlamam ya

Oba bir manaya çeker.

 

Gurban olum dayım oğlu

Duluğuma dakmam güller

Mulla Durdu öldü deyin

Angara’ya gitti teller

 

Hele Durdu ya Durdu ya

Düşürdüler al vurdu ya

Öldüğünü bilseyidim

Bildirirdim kolorduya.

 

Durdu gülün tazeleri

Yandı Avşar gazileri

Anası yok bacısı yok

Ağlaşıyor dezzeleri.

 

Maşallah dayımın oğlu

Atı dona uydurmuşsun

Habbam ben sana kırıldım

Şefre’ye şal giydirmişsin.

 

Yüce dağların başında

Geze geze yorulurum

Hayıflandım arkadaşlar

Bir gün olur vurulurum.

 

Yüce dağların başında

Derelerde eder zılgıt

Sağ böğründen kurşun delmiş

Kan akıyor ılgıt ılgıt

 

Gadanı alıyım gardaş

Kim giydi sırma donunu

Han yerine varıncaz

Çete çevirmiş önünü.

 

Kaynak Kişi: Ayşe ÇALIŞKAN

Derleyen: Avşar Ozan (Durdu DEMİREL


Gulunç: Omuz

Döş: Göğüs, bağır.

Bensinmez: Önemsemez.

Dıkılmak: Girmek.

Kaman: Pınarbaşı İlçesi.

Omar: Ömer.

Doru: Gövdesi kızıl, ayakları ve yelesi koyu renkli olan, yağız at.

Cırlavuk: Kayseri Kocasinan İlçesinin Mahallesi (Eskiden Köydü)

Duluk: Şakak üzerinde saç ile sakalın birleşimi olan kısım.

İçlik: İşlik, Yelek altına giyilen mintan

Dar ikindin: İkindinin akşama yakın bölümü.

Düşürdüler al vurdu ya: Hile, pusu.

Dezze: Teyze.

Habba: Fatma, Habibe.

Şefre: Kadın adı. Aslı Şerife’dir.

Hayıflanmak: Acınmak, üzülmek, yerinmek, esef etmek

Zılgıt: Kadınların ellerini ağızlarına götürerek ses çıkarmaları

Böğür: Vücudunun kaburga ile kalça arasındaki yan bölümü.

Gada: Dert, hastalık, belâ


KİTAPLAR
ŞAİRLER