GELENEKLER

7 - ÇABUCAK’IN AĞIDI

ÇABUCAK’IN AĞIDI

   Köy de iki taraf, karşılıklı taş dövüşü yaparlar. Akşamüzeri köyde bir evin bir oğlu tarafsız bir kişi kavgayı önlemek için “komşular ayıptır, günahtır, yeter artık” derken bir kör taş başına isabet eder, hakkın rahmetine kavuşur. Ağıdı acısı söyler.

Evimiz Garakaya’da
Gardaşım orda oturur
Gara Yusuf’un torunu
Terkide kelle getirir.
 
Ali Bea babam oğlu
Çıkamaz oldum yokuşu
Nece şordan kağn’endirdi
Camız tokuşu tokuşu
 
Şu tarlaya ekin eker
Şu tarlaya yığın döker
Gend’ardından zavırlarda
Camız ilvanınan çeker.
 
İğdelerin hep kurumuş
Bir ılgın çökmüş şuradan
Hacı bebek cirit oynar
Hatır kalktı mı aradan
 
Emmim oğlu dururkene
Varmam elin kucağına
Yağmur yağıp sel mi doldu
Oğlansızın ocağına
 
Yaralarım geldi denge
Hüsne’ye çıkar mı banka
Gıyma Gadir Mevla’m gıyma
Gardaşım üstüme gölge.
 

Karakaya: Toklar nahiyesin de bir bölge.
Gara: Kara.
Terki: 1. Eyerin arka bölümü. 2. Binek hayvanının sağrısı. 3.Atın arkası. 4.At vb. hayvanlara yüklenen eşya, yük. 5. Atın eyerine takılan küçük heybe
Kelle: Koparılmış kafa.
Bea: Bey.
Babam oğlu: Erkek Kardeş
Zavır: Çıkışma, paylama, azar.
Camız: Manda.
İlvan: Gösteriş, çalım, kibir.
Ilgın: Kavurucu sıcak.
Oğlansız: Oğlu olmayan.
Yaralarım geldi denge: Sözün tam sırası geldi.
Banka çıkması: Maaşa bağlanmak.
Gölge: Koruma, kayırma, himaye, gözetme.
KİTAPLAR
ŞAİRLER