GELENEKLER

4 - KÜRESİNLİ AŞİRETİ

KÜRESİNLİ AŞİRETİ

   İran’da ve Türkiye’de yaşayan bir Türkmen aşiretidir. Küresinli aşireti, esasen İran’ın Batı Azerbaycan bölgesi Türk topluluklarındandır. Aşiret, Batı Azerbaycan’da Hoy ve Salmas illerinde yaşamaktadır. Tamamına yakını yerleşik hayata geçmiş, hayvancılık ve çiftçilikle geçinmektedirler[1]. Nitekim 1727 yılı arşiv kayıtlarında Küresinli aşireti, Hoy merkez ve Sekmanabad nahiyelerine bağlı Baliki, Ali Şeyh, Murad Ali, Hamza, Ak Bulak, Hasan Fakih, Karban Fakih, Murad Hacılı, Keluvanis, Begegünis, Vebsis, Bavuşanlı, Karaağaç, Dünbeki, Kabun, Kilise, Bağlacı, Ablanlı, Evliya ve Kızılca köylerinde yaşıyordu ve aşiretin 166 hane, 20 mücerred nüfusu vardı[2].

   Batı Azerbaycan’ın büyük bir topluluğu olan Küresinlilerin önemli bir bölümü, I. Dünya Savaşı ve sonrası yaşanan şiddet olayları sebebiyle 1922 yılında İran’dan Türkiye’ye göç etmiştir. Türkiye’de Van ve çevresi ile Çaldıran, Özalp, Saray ve Edremit ilçelerine yerleşmişlerdir. Haliyle Batı Azerbaycan’daki nüfusları azalmış ve eski güçlerini ve etkinliklerini kaybetmişlerdir. Türkçe konuşan aşiretin İran’da yaşayanları Farsça, Türkiye’de yaşayanları Kürtçe anlarlar. Hatunoğlu aşireti de denilen Küresinliler, Sünnî Müslüman olup Şafiî mezhebindendirler[3].

   Küresinli aşiretinin yaşadıkları köyler şunlardır:

       a.İran’da
   
   Hoy ilinde Hisar, Yezdikan, Estırak, Almalu, Habeş-ulyâ, Habeş-süflâ, Bâbekân, Dize, Garatepe, Zeyve, Körpiran, Raviyân, Zerî, Kotur, Kelet-ulyâ, Kukerd, Mahîn ve Hinduvân köyleri; Salmas ilinde Uryân, Eyân, Piyecüg, Çahar-sütun, Çiçek, Dir-Ali, Rebekâbâd, Saray-Melik, Seylâb, Şeker-yazı, Şorik, Şeydân, Şîrekî, Kânyân, Gül-Âdem, Gûpe, İstisu, Ala-Sürme, Silav, Hakveran, Seremerih, Ağziyaret, Golân, Leşkerân, Mâfîkendi, Verdân, Hûdur, Yengece ve Mugancug köyleri; Urmiye ilinde Gulunci, Balov, Bent, Gecin, Velinde, Heneye, Mirava, Neybin, Balaniş, Dol Dize, Tümeter, Kükede ve Kehriz köyleri[4].

      b. Türkiye’de
   
   Van il merkezi (Altıntepe, Abdurrahmangazi, Yalı, Beyüzümü, Selimbey, Cevdetpaşa, Valimithatbey ve İskele mahalleleri), Bostaniçi, Çalımlı, Kaymaklı, Alaköy, Arıtoprak, Dağönü, Derebey (kısmen), Ermişler, Gülsünler, Karagündüz, Karakoç, Kasımoğlu, Kavuncu, Kıratlı, Şahgeldi (kısmen) ve Yumrutepe köyleri; Başkale ilçesinin Eşmepınar (kısmen), Böğrüpek, Kaşkol ve Yanal (kısmen) köyleri; Çaldıran ilçesinin Aşağı Kuyucak, Aşağı Mutlu, Güngören, Kilimli (kısmen), Umuttepe, Yağıbasan, Yassıtepe, Yukarı Kuyucak, Yukarı Mutlu ve Yukarı Sağmallı köyleri; Edremit ilçesinin Köprüler köyü; Özalp ilçe merkezi, Sağmalı, Aksorguç, Aşağı Akçagül, Aşağı Tulgalı (kısmen), Bodurağaç, Boğazkesen, Çırak, Çubuklu, Eğribelen (kısmen), Gözdeğmez (kısmen), Hacıali, Hacıkışlak ve Seydibey köyleri; Saray ilçe merkezi, Bakışık (kısmen), Kepir, Beyarslan, Çakmak, Örenburç (kısmen) ve Sırımlı köyleri.

   Aşiretin adı ve kökeniyle ilgili farklı bilgiler bulunmaktadır. Bir iddiaya göre Küresinliler Giresun ilinden İran’a gitmiş Çepnilerdir. Küresinli adı Giresunlu’dan gelmektedir[5]. Ancak aşiret mensuplarının böyle bir söylemi yoktur. Bir başka görüşe göre Urmiye’nin Hoy şehri ve civarında yaşayan Kasımoğlu aşireti, İran’ın zorla Şiileştirme politikalarına karşı çıkmış ve cezalandırılmamak için yurtlarını bırakarak Van iline göç etmiştir. Bunlar daha sonra Küresinli olarak anılmıştır[6]. Ben bu iddiaya kısmen katılıyorum. Katıldığım nokta, aşiretin Kasımoğulları aşiretinden indiği kısmıdır. Osmanlı belgelerinde de Kasımoğlu adını taşıyan bir cemaatin Van bölgesinde yaşadığı belirtilir[7]. Katılmadığım nokta ise göç sebebidir. Aşiretin Şiileştirme politikaları sebebiyle değil I. Dünya Savaşı sebebiyle bölgeyi terk ettiklerini biliyoruz. Diğer taraftan aşiretin adının Kara-Sünnî, Kore-Sünnî (Kör edilmiş Sünnî) sözlerinden geldiği iddiaları varsa da bunların hiçbir ilmi yönü yoktur. Küresinli aşireti, benim tespitlerime göre İran’ın Urmiye şehri ve civarı hâkimleri olan Kasımlı Avşarlarından inmiştir.

   Faruk Sümer, İran’da 16. Yüzyıldan sonra Kösahmedlü, Kasımlu, Kutulu ve Begeşlü adlı yeni Avşar obalarının ortaya çıktığını, Kasımlı aşiretinin adını İmanlı Afşarının boybeyi olan Kasım Han’dan aldığını belirtir. Kasım Sultan, 1593-1594 yılında Hemedan bölgesinde emir ve hâkim olarak yöneticilik yapmış, daha sonra ise, Musul’un fethinde bulunmuş ve bu şehrin valiliği görevini yürütmüştür[8]. Daha sonraki yüzyıllarda Urmiye’de görülen Avşarların büyük bir kısmı İmanlu Avşar’ından, Urmiye hâkimleri de Kasım Han’ın soyundan gelmektedir[9]. Dolayısıyla Orhan Türkdoğan’ın bahsettiği Kasımoğulları, gerçekte Kasımlı Avşarıdır.

   Yapılan bir akademik araştırmada Salmas yöresinde yaşayan aşiretin liderinden dolayı ”Kör Hasanlı” diye anıldığı, bu ismin sonradan Küresinli’ye dönüştüğü şeklindeki bilgi dikkatimizi çekmektedir[10]. Çünkü Kör Hasanlılar, İran Avşarlarının bir koludur[11]. Nitekim aynı araştırmada Küresinlilerin Avşar boyuna mensup olduğu da kaydedilmiştir[12].

   Küresinliler hakkında yapılan bir başka akademik araştırmada aşiret mensupları “kendilerini ne olarak tanımladıkları” sorusuna “İran’dan göç eden Azeri Türkleri, İran’dan gelen Türk muhacirler, İran’dan göç eden Sünniler, Selçuklu Türkleri, Oğuz boyu/Avşar boyu, Osmanlı soyundan, Güney Azerbaycan Türkleri, Türk boyu/Türk asıllı bir topluluk, Hatunoğulları, Sünni Azeriler, aşiret, kabile, millet” gibi cevaplar vermişlerdir[13]. Görüldüğü gibi bir boy adı olarak sadece Avşar boyu zikredilmiştir. Hatta bu görüşmeler esnasında Küresinli aşiretinden Timurlenk Bozkurt, kendilerini Oğuzlar’ın Afşar boyuna mensup olarak tanıtmış ve bu iddiasını ispat maksadıyla babası merhum şair Gazizâde Molla Mehmet Ali’nin (Molla Bozo) yazdığı bir şiirden üç dizeyi dile getirmiştir. Bu dizeler şunlardır:

“Gazizadeyim Afşar’ım.
Gece gündüz dert yazarım.
Çoktandır gurbet gezerim”[14].

   Ayrıca Küresinli aşiretinden olan Karagündüz köyü muhtarı Özer Polater, bir söyleşide aşiretinin Avşar boyuna mensup olduğunu söylemiştir[15].
Bütün bu bilgileri dikkate aldığımda Küresinlilerin, Urmiye’nin en güçlü topluluğu olan Kasımlı Avşarlarının bir kolu olduğu görüşündeyim.

   Kasımlı obasının bir kısmı ise Van ilinde durmayarak batıya doğru ilerlemiş ve Beritan aşiretinin bünyesine katılarak Kosan kabilesini meydana getirmiştir.

   Yakın zamanlarda Küresinli aşiretinin Kürt olduğu yönünde iddialar ortaya atılmaya başlanmıştır. Hâlbuki aşiretin Kürtlükle bir ilgisi yoktur[16]. Ancak yöredeki Kürtçüler tarafından Kürt oldukları propagandası başlamıştır. Hakkâri’deki araştırmalarım esnasında (2006) tanık olduğum bir olayı anlatayım: Minibüsle Hakkâri’den Van’a giderken yanımda oturan amcayla sohbete başladık. Küresinli aşiretinden olduğunu söyleyince İran’dan gelme bir Türk aşireti olduklarını duyduğumu söyledim. Önce bu bilgiyi doğruladı ancak şoförün keskin bir bakış fırlatması üzerine lafı değiştirip aslen Kürt olduklarını söyledi ve mecbur kalmadıkça bir daha konuşmadı. Mola verdiğimiz bir yerde başka bir arabaya binerek gitti. İstanbul’da, Ankara’da, Mersin’de vs. Kürt’üm diye özgürce gezen bu insanlar doğuda Türk’üm denilmesine asla müsamaha göstermiyorlar. Aslında bu baskının kökeni eskiye dayanmaktadır. Osmanlı Devleti’nin çöktüğü yıllarda Kürt Talebe Hevi Cemiyeti ve Kürt Teali Cemiyeti'nin kurucuları arasında yer alan Kürtçü Abdurrahim Zapsu, “Kürdistan'da Kürt’ten başka hiçbir millet yoktur” diyerek başka milletlere yaşama hakkı tanımıyordu. Yüzyıllardır bölgede yöneticilerin hataları sebebiyle birçok Türkmen topluluğunun Kürtleşmeye terk edildiğini biliyoruz. Burada benzer bir hadisenin oluşmaması için doğru bilgiyi yaymak zorundayız. Küresinli aşireti, Türk’tür, Oğuzların Avşar boyuna mensuptur.

   Kendisi de bir Küresinli olan İran’ın Salmas ilinin Şekeryazı köyünden Âşık Behlül bir şiirinde şöyle diyor:

“Ecemler Kürd diyer, Kürd Ecem sayar
Hansı harda tutdı orada soyar
Edalet şah olsa bir qanun qoyar
Demez ki arada öl Küresünnü”[17]

   Küresinli aşiretinin yaşadığı Van, Hoy, Salmas ve Urmiye illeri, birbirine komşu olup Türk-İran sınırını oluşturmakta ve stratejik bakımdan önemli bir konuma sahip bulunmaktadır. Sınırın her iki yakası Küresinli aşireti sayesinde Türk’tür.

[1] Recep Albayrak; Türklerin İranı, Berikan Yayınları, Ankara 2013, s. 1052

[2] Ali Sinan Bilgili; “Azerbaycan Türkmenleri”, Türkler Ansiklopedisi, Cilt 7, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara, 2002, s.28, 36 (Göresenli şeklinde okunmuş)

[3] Recep Albayrak; Türklerin İranı, s. 1053, 1057

[4] Recep Albayrak; Türklerin İranı, s. 1054, 1055, 1057, 1058

[5] Yaşar Kalafat hocanın İran Türklüğü adlı eserinde iddiası bu yöndedir. Fakat bilimsel bir yönü yoktur.

[6] Orhan Türkdoğan; Güneydoğu Kimliği, Bolu Türk Ocağı Yayını, Bolu 1995, s.24

[7] Cevdet Türkay; Osmanlı İmparatorluğunda Oymak Aşiret ve Cemaatler, Tercüman Yayınları, İstanbul 1979, s.102

[8] Faruk Sümer; Oğuzlar, Ankara Ün., DTCF Yayını, Ankara 1972, s. 289

[9] Basil Nikitin; “Les Afshars D’Urumiyeh”, Journal Asiatique, 1929, CCXIV, p. 71 vd.

[10] Ayşenur Çiçekel; Küresünnilerde Sosyo-Kültürel Yaşantı, Ahi Evran Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Antropoloji Bölümü, Kırşehir, 2014, s.1

[11] Fuat Köprülü; “Avşar”, İslam Ansiklopedisi., Cilt II, İstanbul 1979, s.35

[12] Ayşenur Çiçekel; Küresünnilerde Sosyo-Kültürel Yaşantı, s.2

[13] Mehmet Fuat Levendoğlu; Küresinliler Örneğinde Kültürel Kimlik (Küresinliler’in Sosyo-Kültürel Yapısı), Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Antropoloji (Sosyal Antropoloji) Anabilim Dalı Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2006, s.94.

[14] Mehmet Fuat Levendoğlu; Küresinliler Örneğinde Kültürel Kimlik, s.96. Molla Bozo’nun kabri Hakkâri’nin Yüksekova ilçesine bağlı Suüstü (Şakitan) Köyündedir.

[15] http://kuresunniler.com/608/geleneklerimiz-hepsi-kayboldu/

[16] http://kuresunniler.com/ adlı internet sitesinden detaylı bilgiler edinmek mümkündür.

[17] http://kuresunniler.com/444/sekeryazili-asik-behlul/




KİTAPLAR
ŞAİRLER